Deniz'in Hikayesi

Paylaş:

Merhaba ben Deniz'in annesi Zeynep,

Doktorların gözünden anlatacak olursak; deniz hipotonik( gevşek,salık), başını tutamayan, yutamayan dolayısıyla ağızdan beslenemeyen, göz takibi çok zayıf, işitme kaybı olan, gören ama gördüğünü algılayamayan ,baş çevresi çok geniş, bıngıldağı hala kapanmamış bir bebek.

benim gözümden anlatacak olursam, deniz sapsarı saçları ve buğday teniyle dünyamıza ışık saçan, gülünce dünyamızı güldüren, sevgiyi hisseden, duyan, gören,kendi dünyasında arada melek arkadaşlarına gülen ,bizim sesimizden şarkı ve müzik dinlemeyi çok seven, sesi çıktığı zamanlarda bize bağırarak her şeyi anlatabilen, heyecanlanan, bin bir şekle giren yüz ifadeleriyle bizi çok eğlendiren dünyamızın odağında bir melek. yanında yatıp saçını okşadığınızda onun cennetine gidersiniz. hiiç kalkmak istemezsin yanından. çünkü o hiç kızmaz hırçınlaşmaz. sadece ilgi ister. laf ister .lafçı.

cem yılmaz ın genel müdür espirisi gibi özel kelimesi; özel okul, özel hastane , özel bir şirket isimlerinde özel kelimesi önüne geldiği kelimeleri havalı hale getirirken "çocuğun" önüne geldiğinde niye olumsuz oluyor?her anne için evladı nasıl özelse benimki de benim için öyle. hasta olduğu için onu diğer annelerden az sevmiyorum. hatta birlikte geçireceğimiz zamanın kısıtlı olduğunu söylediler bize ilk günden beri. biz de hep fonda son"u düşünerek ama anda kalarak onu seviyoruz. onu çok ama çok seviyoruz onu "konsantre" seviyoruz:)çocuk başına düşen sevgi miktarı ölçülüyor olsa Deniz açık ara birinci olurdu:)denizimi elimizden gezdirmeye çalışıyoruz. caddede yürüyüşe çıktığımızda karizmasıyla oldukça dikkat çekici bir çocuk. boğazında bir hortum , pusetinde oksijen tüpü , solunum cihazı ve aspirasyon makinesi olmasa :)hasta olduğunu anlamak zor. çocuklu ailelerle sosyalleşince ister istemez keşke diyorsunuz. ister istemez.. çocuksuz ailelerin bizi anlaması iyice zor zaten. insanlar şehirde o kadar problemli hayatlar sürüyorlarki bir de senin problemlerinle mi uğraşsın yani?denizin yaşında başka sağlıklı çocukları görmek iyi gelmiyor ama eve kapanmak da. çelişkili bir kısır döngü. acaba diyorum sağlıklı çocuk annesi olmak nasıl ne kadar kolay ne kadar zor ne kadar eğlenceli. gözlemlediğim kadarıyla karakterlere bağlı olarak her anne çocuğun deneyimi farklı. bunu çok kolaylaştıran da var. zor yaşayan da. deniz bizi hiç üzmez. hiç. uslu çocuk.makine ve nöbetlerden önce çok daha fazla özgürdük, çok daha uzun kalabiliyorduk dışarda. sahilde saatlerce oturabiliyorduk. ama şimdi çok üstüste nöbet geçirebiliyor, oksijeni düşebiliyor ya da makinesinin şarjı bitebiliyor... biraz daha eve kapandık diyebilirim ama kendi yarattığımız normalimizde mutluyuz. deniz eser ben arzu . muhteşem 4lü.herkesin normal i kendine. biz de kendi normalimizi bulduk ya da yarattık diyebilirim. ev de salonun ortasında bir yoğun bakım ünitesi var ama sırıtıyor olabiliriz :) özellikle arzuyla benim denize yaptığımız seslendirmeler ,dublajlar bayağı eğlenceli oluyor.o kadar masumki insan onunn yanında arınıyor. temizleniyor sanki. inzivaya çekilmek gibi onunla biraz uyumak.tamamen yardıma muhtac olduğu için derdi olur da anlatamaz diye her an yanındayız, gözünün içine bakıyoruz.