Dünya genelinde epilepsi hastası olan insan sayısı 65 MİLYON. Ülkemizde bu sayı 750 bin civarındadır.
1.000 KİŞİDEN %4-10'u : Dünyada herhangi bir zamanda aktif nöbet geçiren insan sayısı.
3'te 1'i : Kontrol edilemeyen nöbetlerle yaşayan epilepsi hastalarının sayısı.
10 Kişinin 6'sı: Nedeni bilinmeyen epilepsi hastalarının sayısı.
Hastalık, erkek ve kadınlarda eşit sıklıkta görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmekle birlikte, çocukluk ve yaşlılık döneminde daha sık ortaya çıkmaktadır.
EPİLEPSİ SÖZLÜĞÜTerminolojide, Uluslararası Epilepsiyle Mücadele Birliği’nin (ILAE) 2017 yılında yaptığı güncelleme dikkate alınmıştır. Bazı açıklamalarda mecburi olarak eski terminoloji kullanılmıştır.
ABSANS NÖBET; ATİPİK: Tipik absans nöbetlerine göre daha belirgin ton değişiklikleriyle seyreden veya başlangıcı ve/veya bitişi ani olmayan, genellikle yavaş, düzensiz, yaygın diken-dalga aktivitesiyle ilişkili absans nöbeti.
ABSANS NÖBET; TİPİK: Ani başlangıçlı, devam eden aktivitelerin kesintiye uğraması, boş bakış, muhtemelen gözlerin kısa süreli yukarı kayması. Genellikle hasta konuşulduğunda tepkisiz kalır. Süresi birkaç saniyeden yarım dakikaya kadar değişir ve çok hızlı bir iyileşme görülür. Her zaman mevcut olmasa da, EEG olay sırasında yaygın epileptiform deşarjlar gösterecektir. Absans nöbeti, tanımı gereği yaygın başlangıçlı bir nöbettir. Bu kelime, fokal başlangıçlı nöbetlerde de görülebilen boş bakışla eş anlamlı değildir.
ACTH (ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON): Özellikle West Sendromu ve Lennox-Gastaut Sendromu gibi infantil spazmların kısa süreli tedavisinde sıklıkla kullanılan ve hipofizde üretilip böbrek üstü bezinden steroid benzeri yapıların salınmasını sağlayan bir hormondur. Ticari adı Synacthen Depot olan ilacın etken maddesidir.
AFAZİK NÖBET: İlgili birincil duyusal veya motor yollarda işlev bozulması olmaksızın, anlama bozukluğu, anomi (eşyaları tanımlama yeteneğinin kaybolması), parafazik hatalar (kelimeleri ve cümleleri anlamını veremeden, anlaşılmaz şekilde kullanma) veya bunların karışımı biçiminde görülen, dil yetisini tutan iletişim bozukluğuyla ayırt edilen nöbet.
AICARDİ SENDROMU: Beyinde retinal lakünler (gözün arkasındaki boşluklar) ve korpus kallozumun (beynin hemisferleri arasındaki bilgi iletişimini sağlayan sinir ağlarından oluşan yapı) bulunmaması, erken başlangıçlı infantil spazmlar ve EEG’de sıklıkla asimetrik, genellikle asenkron olan yaygın anormallikler ve suppression-burst veya atipik hipsaritmi ile ayırt edilen, kızlarda görülen ve prognozu kötü olan hastalık.
AKİNETİK NÖBET: İstemli hareketleri yapamamayla ayırt edilen nöbet tipi. Kas tonusu kaybolabilir. Nöbet sırasında bilinç korunur. Yeni terminolojide fokal davranışsal arrest olarak tanımlanmıştır.
AKTİF EPİLEPSİ: Antiepileptik ilaç tedavisi altında olup olmadığına bakılmaksızın, son 5 yıl içinde en az bir epileptik nöbet geçirmiş olan epilepsili bir kişinin olgusu.
ANGELMAN SENDROMU: Büyük çoğunluğu sütçocuğu veya erken çocukluk yaşlarında başlayan, epileptik nöbetlerin başlıca absans, miyoklonik, tonik-klonik ve tek taraflı klonik şekilde gözlendiği sendrom.
ASETAZOLAMİD: En çok katamenyal nöbetlerin (menstrüasyon döngüsünün herhangi bir evresinde ortaya çıkan epileptik nöbet) tedavisinde diğer antiepileptik ilaçlara eklenerek kullanılan kimyasal bileşik. Ticari adı Diamoks olan ilacın etken maddesi.
ASTATİK NÖBET: Atonik, miyoklonik veya tonik bir mekanizma sonucunda ayakta duruşun kaybı (düşme) biçiminde nöbet. Yeni terminolojide fokal atonik nöbet olarak adlandırılmıştır.
ATİPİK SELİM PARSİYEL EPİLEPSİ (PSÖDO LENNOX SENDROMU): Jeneralize küçük nöbetler ve fokal keskin dalgalarla ayırt edilir. Hastaların çoğunluğunda epilepsi başlamadan önce zihinsel gelişim geridir ve nöbetler 2-5 yaşları arasında başlar. Çoğunda atonik-astatik nöbetler, atipik absanslar ve miyoklonik nöbetler görülür.
ATONİK NÖBET: Baş, gövde, çene veya uzuv kaslarını etkileyen, önceden belirgin bir miyoklonik veya tonik olay olmaksızın, yaklaşık 1-2 saniye süren ani kas tonusu kaybı veya azalması.
AURA (FOKAL BİLİNÇLİ NÖBET): Gözlenebilir nöbetten önce gelen ve nöbet bittikten sonra anımsanan parçası. Aura tipleri: somatik-duyusal aura, görsel aura, işitsel aura, koku aurası, tat aurası, otonomik aura, abdominal aura, psişik aura.
BASİT PARSİYEL NÖBET: Yeni terminolojide fokal bilinçli nöbetlere karşılık gelir.
BRİVARASETAM: Fokal (kısmi) başlangıçlı nöbetlerin tedavisinde kullanılan bir bileşik. Ticari adı Briviact olan antiepileptik ilacın etken maddesi.
CERRAHİ SONRASI NÖBET: Kafa içi beyin cerrahisi girişiminden hemen sonraki dönemde geçirilen akut semptomatik nöbet.
DAKRİSTİK NÖBET: Ani ağlama nöbetleri, üzüntüyle ilişkili olabilir veya olmayabilir. Bunun yerine daha genel bir terim olan duygusal nöbet kullanılabilir.
DİYAZEPAM: Farklı hastalıkların tedavisinde kullanıldığı gibi status epileptikusta da nöbetlerin durdurulmasında kullanılan bir ilaç etken maddesi. Diazem, Diapam, Diazepam Desitin, Diaksi, Nervium gibi ilaçlarda bulunur.
DİRENÇLİ EPİLEPSİ: İlaca/tedaviye dirençli epilepsi iki nöbet ilacının yeterli süre denenmesine rağmen nöbetlerin durmasını sağlayamaması durumunda ortaya çıkar. Epilepsi hastalarının %30’unda ilaca dirençli epilepsiler görülür.
DİSTONİK NÖBET: Vücudun çeşitli bölgelerindeki kaslarda istemsiz kasılma veya bükülme biçiminde hareketlere ve anormal duruşlara yol açan uzun süreli kasılmalar biçimindeki motor nöbet.
DİYALEPTİK NÖBET: Ağırlıklı belirtisi bilinç bozulmasından oluşan nöbet. Uluslararası Epileptik Nöbet Sınıflaması’nda bilinç bozulması, motor aksamaların yol açmadığı yanıtsızlık veya yanıt azalması dönemleri biçiminde tanımlanmıştır.
DOOSE SENDROMU (MİYOKLONİK ASTATİK EPİLEPSİ): Genellikle 2-6 yaş arası çocuklarda başlayan, kas sıçramaları (miyoklonik) ve ani kas tonusu kaybı (atonik/düşme) nöbetleriyle seyreden nadir ve zorlu bir epilepsi türü.
DOWN SENDROMU: 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom bulunması (Trizomi 21) sonucu oluşan genetik bir farklılık. Karakteristik fiziksel özellikler, hafif/orta düzey zihinsel gelişim geriliği ve sağlık sorunları görülebildiği gibi %10’undan azında epilepsi gözlenir.
DÖRT ŞEKLİNDE NÖBET: Üst ekstremiteler, bir kolun öne uzatılması ve diğer kolun dirseğinin bükülmesiyle oluşan 4 rakamı şeklinde bir pozisyon alır. Yeni terminolojide fokal tonik motor nöbet olarak adlandırılmıştır.
DRAVET SENDROMU (SÜTÇOCUĞUNUN AĞIR MİYOKLONİK EPİLEPSİSİ): Soygeçmişinde epilepsi veya febril konvülsiyonlar bulunması, başlangıcından önce gelişimin normal olması, yaşamın ilk yılında jeneralize veya tek taraflı febril klonik nöbetlerin başlaması daha sonra miyoklonik atımlar, atipik absanslar ve sıklıkla parsiyel nöbetlerin ortaya çıkmasıyla karakterize epilepsi türü.
DUYGUSAL NÖBET: Nöbetlerin erken ve belirgin bir özelliği olarak bir duygunun ortaya çıkması veya bir duygunun görünümüyle kendini göstermesi; örneğin korku, kendiliğinden gelen neşe veya öfori, gülme (jelastik) veya ağlama (dakristik).
DUYUSAL NÖBET: Dış dünyadaki uygun uyaranlardan kaynaklanmayan algısal bir deneyim.
EKSTATİK NÖBET: Parsiyel epilepsi hastaları nadiren duyusal varsanılar, erotik duyumlar, “dinsel-ruhsal” yaşantılar yanında, iyi betimlenemeyen haz yaşantıları biçiminde ekstatik nöbetler bildirir. Mezyal temporal lob tutulumunun nadir bir gösterisi olan bu nöbetler Dostoyevski epilepsisi olarak da bilinir. Bu hastalarda nöbet geçirmeyi dileme, kendi kendine nöbet yarma veya tedaviye uymama sık görülür.
ELEKTROENSEFALOGRAFİ (EEG): Beyin dalgaları aktivitesinin elektriksel yöntemle izlenmesini ölçen yöntem. Hastaya elektrik akımı verilmediğinden ağrı ya da acı hissedilmez. EEG'de çekim küçük elektrotların saçlı deriye yerleştirilmesiyle yani "pasta" denilen iletken bir madde aracılığı ile yapıştırılmasıyla olur. Bu elektrotların ikisi arasındaki elektriksel potansiyel değişiklikleri bilgisayara kaydedilir ve sonuç uzman nörolog tarafından yorumlanarak, hastaya gerekli bilgi verilir.
EPİLEPSİ: Beynin nöbet oluşturmasına sürekli olarak yatkınlık yaratan, nörobiyolojik, bilişsel, psikolojik ve sosyal sonuçları olabilen bir hastalık. Aşağıdaki koşullardan herhangi biriyle tanımlanan bir beyin hastalığı: 24 saatten fazla arayla meydana gelen en az iki nedensiz (veya refleks) nöbet; bir nedensiz (veya refleks) nöbet ve sonraki 10 yıl içinde meydana gelen iki nedensiz nöbetten sonra genel tekrarlama riskine benzer (en az %60) bir nöbet olasılığı; bir epilepsi sendromu tanısı. Epilepsi, yaşa bağlı bir epilepsi sendromu geçirmiş ancak artık ilgili yaş sınırını geçmiş veya son 10 yıldır nöbet geçirmemiş ve son 5 yıldır nöbet önleyici ilaç kullanmamış kişiler için çözülmüş kabul edilir.
EPİLEPTİFORM: Epilepsiye benzeyen.
EPİLEPTİK ENSEFALOPATİ: Epileptik anormalliklerin beyin işlevindeki ilerleyici bozulmaya katkıda bulunduğu düşünülen durum. Çok sık veya ciddi nöbetlere veya neredeyse sürekli interiktal paroksizmal aktiviteye bağlı olabilir. Erken miyoklonik ensefalopati, Ohtahara Sendromu, West Sendromu, Dravet Sendromu, ilerleyici olmayan ensefalopatilerdeki myoklonik status, Lennox-Gastaut Sendromu, Landau-Kleffner Sendromu, yavaş dalgalı uykuda sürekli diken-dalgalı epilepsi şeklinde örneklendirilebilir.
EPİLEPTİK NÖBET (EPİLEPTİK ATAK): Az ya da çok yaygın bir grup serebral nöronun anormal, aşırı aktivitesi sonucu ortaya çıkan geçici klinik olaylar. Epileptik nöbetler genellikle kısadır, birkaç saniye ya da dakika sürerler; tamamen motor veya diğer beyin fonksiyonlarının da etkilendiği davranış görüntülerinin aniden ortaya çıkışı ile dikkat çeker.
EPİLEPTİK OLMAYAN NÖBET: Beyindeki bir nöron takımının anormal ve aşırı boşalımıyla ilişkisiz olduğu öngörülen klinik gösteriler. Bunlar ikiye ayrılabilir: beyin işlevinin bozulmasına bağlı olan olaylar (baş dönmesi, senkop, uyku ve hareket bozuklukları, geçici global amnezi, migren, idrar kaçırma); yalancı nöbetler (psikojenik kaynaklı olduğu öngörülen, epileptik olmayan ani anormal davranışsal olaylar; bunlar gerçek epileptik nöbetlerle birlikte de olabilir).
EPİLEPTİK SPAZM: Daha önce infantil spazm olarak biliniyordu. Genellikle miyoklonik hareketten daha uzun süren ancak tonik nöbet kadar uzun sürmeyen, ağırlıklı olarak kol-bacakların ve gövde kaslarının ani bükülmesi, uzaması veya karışık uzama-bükülmesidir. Sınırlı formları da görülebilir: Yüz buruşturma, baş sallama veya hafif göz hareketleri gibi. Epileptik spazmlar sıklıkla kümeler halinde ortaya çıkar. Bebeklik dönemindeki spazmlar en bilinen formudur, ancak spazmlar her yaşta görülebilir.
EPİLEPTOJENEZ: Bir beyin hasarından sonra, normal beynin bir bölümünü aşırı uyarılabilir hale getiren moleküler ve hücresel bozulma süreci.
EPİLEPTOJENİK: Epilepsiye yol açan.
EPİLEPTOLOJİ: Epilepsiyi inceleyen tıp bilim dalı.
EPİLEPTOZ: Epilepsiyle gelişen mental bozukluk.
ESKRİMCİ POZİSYONU (ASİMETRİK TONİK): Bir kolun uzaması ve karşı taraftaki dirsek ve bileğin bükülmesiyle karakterize, kılıçla yapılan bir dövüş oyununu taklit eden fokal motor nöbet türü. Yeni terminolojide fokal tonik motor nöbet olarak adlandırılmıştır.
ESLİKARBAMAZEPİN: Fokal başlangıçlı nöbetlerin önlenmesinde kullanılan sodyum kanallarının blokajını sağlayan etken madde. Dünya genelinde Aptiom, Zebinix, Exalief, Erelib, Eslicar, Esliyef, Normictalolup gibi antiepileptiklerde bulunur.
ETİYOLOJİ: Hastalıkların nedenlerinin incelenmesi.
ETOSÜKSİMİT: Yalnız absans nöbetlerin tedavisinde kullanılan ve ticari adı Zarontin, Petnidan, Piknolepsin, Petimid olan ilaçların etken maddesi.
FEBRİL KONVÜLSİYON: Çocuklukta, daha önce yenidoğan nöbetleri veya uyarılmamış nöbetler geçirmiş olmaksızın, bir aylıktan sonra geçirilen, merkezi sinir sistemi enfeksiyonunun yol açmadığı bir ateşli hastalığa eşlik eden ve diğer akut semptomatik nöbet ölçülerini karşılamayan epileptik nöbet. Halk arasında havale olarak bilinir.
FENİTOİN: Voltaja bağlı sodyum kanalları üzerine etkili bir antiepileptik etken maddesi. Ticari adı Epdantoin, Epitoin, Epanutin, Hidantin olan ilaçlarda bulunur.
FENOBARBİTAL: GABA reseptörü aracılığıyla etkili olduğu düşünülen antiepileptik etken maddesi. Ticari adı Luminal ve Luminaletten olan ilaçlarda bulunur.
FOKAL NÖBET: Başlangıç bölgesi beynin bir hemisferinin yalnız bir kısmının aktivasyonunu gösteren epileptik nöbet. Belirgin bir şekilde lokalize olabilirler veya daha geniş bir alana yayılabilirler. Eski kullanımda parsiyel olarak geçer.
FOKAL BAŞLANGIÇLI BİLATERAL TONİK-KLONİK NÖBET: Fokal başlangıçlı, bilinçli veya bilinç kaybı olan, motor veya motor olmayan, iki taraflı tonik-klonik aktiviteye ilerleyen bir nöbet türü. Önceki terim, sekonder jeneralize tonik-klonik nöbet veya parsiyel başlangıçlı sekonder jeneralize nöbet idi.
GABAPENTİN: Yeni tanı konmuş epilepsinin tek ilaçla tedavisinde ve dirençli parsiyel epilepsinin tedavisine eklendiğinde etkili olan sentetik bir GABA analoğu olan antiepileptik etken maddesi. Neurontin isimli ilaçta bulunur.
GELİŞİMSEL VE EPİLEPTİK ENSEFALOPATİLER: Epileptik ensefalopatiyle seyreden epileptik sendromlarda etyolojiden genellikle genetik bozukluklar sorumludur ve gelişimsel gerilemede epileptik aktivitenin yanında direkt olarak genetik bozukluğun da rolü olabilir. Genetik kökenli epileptik ensefalopatilerde gelişimsel geriliğin zamanlaması farklılık gösterebilir: epileptik nöbetler başlamadan önce gelişimsel gerilik mevcut olabilir, gelişimin normal olduğu bir dönemi takiben EEG’de yoğun epileptik aktivite ortaya çıkmadan önce gelişim yavaşlamaya başlayabilir ya da epileptik nöbetler görece daha erken dönemde başlar ancak gelişimsel sonuçları daha belirgin olabilir. Bazı gelişimsel ve epileptik ensefalopatilerde adlandırma yapılırken sorumlu genin adı kullanılabilir; KCNQ2 ensefalopatisi, SCN1A ensefalopatisi gibi.
GRAND MAL: Fokal başlangıçlı olan veya olmayan jeneralize (tonik, klonik, tonik-klonik vb.) konvülsiyonlar ve bilinç kaybı bulunan bütün nöbetleri kapsayan nöbet tipi. Bu terimin yerine jeneralize tonik-klonik, fokal başlangıçlı bilateral tonik-klonik ya da başlangıcı bilinmeyen tonik-klonik nöbet terimleri kullanılır.
GÖZ KAPAĞI MİYOKLONİSİ: Göz kapaklarında saniyede en az 3 kez tekrarlanan seğirmeler, genellikle yukarı doğru göz kaymasıyla birlikte, genellikle 10 saniyeden kısa sürer ve sıklıkla göz kapanmasıyla tetiklenir. Buna eşlik eden kısa süreli bilinç kaybı olabilir veya olmayabilir.
HALÜSİNASYON: Görsel, işitsel, somatosensoriyel, koku alma ve/veya tat alma olgularını içeren, karşılık gelen dış uyaranlar olmaksızın oluşturulan bileşik algılar.
HASTALIK: Türk Dil Kurumu’nun tanımlamasına göre hastalık, organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumudur. Epilepsi geçmişte bir bozukluk olarak adlandırılırken, günümüzde Uluslararası Epilepsiyle Mücadele Birliği (ILAE) ve Uluslararası Epilepsi Bürosu (IBE) tarafından hastalık olarak adlandırılması önerilmiştir.
HEMİSFER: Beynin ya da beyinciğin lateral (sağ ve sol; yan taraf) iki yarısından her biri.
HİPERMOTOR NÖBET: Ağırlıklı olarak proksimal (gövdenin ya da merkezin yakınında yerleşmiş olan omuz, kalça, boyun gibi) veya aksiyal (vücut ekseniyle ilgili; baş, boyun, sırt, gövde gibi) kasları tutarak, pedal çevirme, kalça atma, sallanma hareketleri gibi düzensiz ardışık balistik hareketlere yol açan veya sürdürülen hareketlerin hızlanması veya bir hareketin uygun olmayan bir hızda yapılması biçimindeki otomatizma.
HİPOKAMPUS NÖBETLERİ: Temporal lob epilepsisinde en sık rastlanan nöbet biçimidir. Nöbetler, yükselen epigastrik rahatsızlık, bulantı, belirgin otonomik bulgular, karın ağrısı ve karın gurultusu, geğirme, yüzde solukluk, dolgunluk, kızarma, solunum durması, göz bebeği genişlemesi, korku, panik, koku ve tat varsanıları gibi belirtilerle başlar. Ardından genellikle bilinç bozulmasıyla birlikte ağız ve el otomatizmaları ortaya çıkar.
HİPOMOTOR NÖBET: Başlıca gösterisi yeni motor gösteriler ortaya çıkmaksızın, sürdürülen motor aktivitenin genliğinde veya hızında azalma veya tam kayıptan ibaret olan nöbet.
HİPSARİTMİ: İnfantil spazmlı çocuklara özgü, yüksek amplitütlü (sinyal gücüne sahip) rastgele yavaş dalgalarla karışık düzensiz multifokal (çok odaklı) diken ve keskin diken dalgalar biçimindeki interiktal (iki nöbet arasındaki aktif nöbetin olmadığı dönem) EEG örüntüsü.
HUNTINGHON HASTALIĞI: Sıklıkla kalıtsal ve tedavisi olmayan bir nörodejeneratif hastalık. Erken belirtileri genellikle ruh hali veya mental/psikiyatrik kabiliyetlerle ilgili hafif sorunlardır. Çocukluk döneminde jeneralize tonik-klonik nöbetler, atipik absans nöbetler ve kütlesel miyoklonus gözlenir. Prognozu kötüdür.
İDİYOPATİK EPİLEPSİ: Son yıllarda bu terim yerine genetik epilepsi terimi kullanılmaktadır.
İMMÜNGLOBÜLİN: Bağışıklık sisteminin bakteri, virüs ve toksin gibi yabancı maddeleri (antijenleri) tanıyıp etkisiz hale getirmek için ürettiği, antikor olarak da bilinen özel proteinler. Bazı epileptik sendromların immünolojik olgularla olası ilişkileri nedeniyle, immünglobülinler epilepsilere karşı kullanılan tedavi araçları arasına dâhil edilmiştir. IVIG (intravenöz immünglobülin) olarak bilinen ilacın etken maddesi.
İNFANTİL SPAZM: Yeni terminolojide fokal başlangıçlı epileptik spazm olarak adlandırılan; genellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde (sıklıkla 4-6. aylar, en geç 2 yaş) görülen, ani ve kısa süreli kas kasılmaları ile karakterize nöbet tipi. Bu spazmlar, özellikle boyun, gövde ve bacak kaslarının ani fleksiyonu (öne bükülme), ekstansiyonu (arkaya gerilme) veya her ikisinin karışımı şeklinde ortaya çıkar. (Spazmlar bebeklik döneminde meydana geldiğinde “infantil” terimi kullanılabilir.)
JELASTİK NÖBET: Genellikle uygun bir duygudurum olmaksızın ortaya çıkan kahkaha veya kıkırdama patlamaları. Yeni terminolojide fokal duygusal nöbete dâhil edilmiştir.
JENERALİZE NÖBET: Her iki beyin hemisferinde birden hızla yayılan ağlar üzerinde herhangi bir bölgede başlayan nöbet. Bilinç bozulabilir, motor gösteriler çift taraflıdır.
JENERALİZE TONİK-KLONİK NÖBET: Genellikle otonomik olaylar ve bilinç kaybıyla ilişkili olan, vücut kaslarının iki taraflı simetrik veya bazen asimetrik tonik kasılması ve ardından iki taraflı klonik kasılması. Bu nöbetler, nöbetin başlangıcında her iki hemisferdeki sinir ağlarını harekete geçirir.
JUVENİL MİYOKLONİK EPİLEPSİ (JANZ SENDROMU): Ergenlik çağına yakın ortaya çıkan ve ağırlıklı olarak ellerde çift taraflı tek veya tekrarlayıcı, aritmik, düzensiz miyoklonik atımlarla ayırt edilir. Bazı hastalar atımlar yüzünden aniden yere düşebilir. Bilinç bozulması fark edilmez.
KARBAMAZEPİN: Voltaja bağımlı sodyum kanalları üzerine etkili bir antiepileptik etken maddesi. Ticari olarak Tegretol, Karazepin, Karbalex, Karbasif ve Karberol adlarıyla bulunur.
KARMAŞIK MOTOR NÖBET: Duruma uygun olmamakla birlikte normal hareketlere benzeyen, nispeten karmaşık hareketler biçimindeki motor nöbet. Buradaki karmaşık terimi, hareketin karmaşık özelliğiyle ilgilidir; hastada nöbet sırasında bilinç kaybı olduğu anlamına gelmez.
KATASTROFİK NÖBET: Çocuklarda yaşamın erken döneminde başlayan ve toksik dozda antiepileptik ilaca rağmen süren dirençli nöbetler ve zihinsel gelişimin durması veya gerilemesiyle ayırt edilen epileptik bozukluk.
KATILMA NÖBETİ: Erken çocuklukta sık görülen senkop (beyindeki dokulara yetersiz kan gitmesine bağlı olarak aniden meydana gelen, kan basıncı düşmesi ve kalp atım yetersizliği eşliğindeki bilinç kaydı) biçimleridir ve yanlışlıkla epilepsi tanısı konan paroksizmal olayların başında gelir. Çocuk yoğun stres altındayken ağlamaya başlar, dudaklar, ağız çevresi ve yüzde morarmalar gözlenebilir ve nefesini tutar; bu bilinçli olarak gerçekleşmez. Morarmanın olmadığı, çocuğun kendinden geçip gevşediği durumlar da olabilir.
KLOBAZAM: İlaca dirençli epilepsilerinin yanı sıra atonik nöbetler, miyoklonik nöbetler, Dravet Sendromu ve psikiyatride anksiyete hastalalığında kullanılan ilaç etken maddesi. Ticari adı Frisium, Clobium, Apo-Clobazam, Urbanil olan ilaçlarda bulunur.
KLONAZEPAM: Miyoklonik nöbetler, LGS ve infantil spazm için kullanılan antiepileptik etken maddesi. Piyasadaki Rivoclon, Klonopin ve Antelepsin adlı ilaçlarda bulunur.
KLONİK NÖBET: Simetrik veya asimetrik olabilen, düzenli olarak tekrarlanan ve aynı kas gruplarını içeren sıçramalar.
KOJEVNIKOV SENDROMU: Genellikle beyindeki kortikal lezyonlara bağlı olarak ortaya çıkan, vücudun belirli bir bölgesinde (sıklıkla el veya yüzde) saatlerce, günlerce hatta yıllarca sürebilen sürekli, ritmik kas seğirmeleriyle (fokal motor nöbetler) seyreden nadir epilepsi türü. Bilinç açıkken tek bir uzuvda veya yüzde istemsiz, ritmik seğirmeler görülür.
KOMPLEKS PARSİYEL NÖBET: Yeni terminolojide farkındalığın etkilendiği fokal nöbet olarak adlandırılmıştır.
KONVÜLZİYON: Nöbet sırasında ortaya çıkan motor aktiviteyi tanımlar ancak çoğu kez yanlış olarak tüm nöbet tipleri için kullanılır. Tonik, klonik, miyoklonik veya tonik-klonik nöbetleri kapsar. Çok kullanılan bir terim olmakla birlikte 2017 epileptik nöbet sınıflamasında yer almamaktadır.
KRİPTOJENİK EPİLEPSİ: Bu terim yerine bilinmeyen epilepsi denmesi önerilmiştir.
KUZEY EPİLEPSİ SENDROMU: Bilişsel gerilikle birlikte ilerleyici epilepsi, 5-10 yaşında başlayan tonik-klonik nöbetler ve ardından ilerleyici bilişsel gerilikle ayırt edilen ve CLN8 geniyle ilişkili olduğu saptanan bozukluk.
LAFORA HASTALIĞI: EFMA2 gen mutasyonuna bağlı bir miyoklonik epilepsi.
LAKOZAMİT: Kompleks parsiyel nöbetlerde sodyum kanallarının yavaş inaktive edilmesini sağlayan antiepileptik etken maddesi. Piyasada Vimpat, Benvida, Elepsi adlarıyla yer alır.
LAMOTRİJİN: Kalsiyum kanallarını bloke ederek epilepsi, bipolar bozukluk, depreston ve ağrılı nöropatide kullanılan bir ilaç etken maddesi. Ticari adı Lamictal’dir.
LANDAU-KLEFFNER SENDROMU (LKS): Çocukluk çağının saf kelime sağırlığı ve buna eşlik eden (işitme yetisi fiziksel olarak sağlam olmasına rağmen, beynin kelimeleri tanıma ve anlamlandırma yeteneğini sonradan kaybetmesi) ve buna eşlik eden bilişsel, nöropsikolojik davranışsal anormallikler ile karakterize kısmen geri dönüşümlü bir çocukluk çağı epileptik ensefalopatisi. Nöbetler sık değildir ve sendrom için şart değildir. Son düzenlemede ESES (yavaş uykuda elektriksel status) spektrumuna dahil edilmiştir.
LATERAL TEMPORAL LOB EPİLEPSİLERİ: İşitsel varsanılar veya yanılsamalar veya rüya halleri, görsel algı çarpılmaları, dil yetisi açısından üstün hemisferde odak bulunması durumunda ise dil yetisi bozuklukları ile ayırt edilen basit parsiyel nöbetler ile görülen epileptik bozukluk.
LENNOX-GASTAUT SENDROMU (LGS): Medikal tedaviye dirençli çok sayıda nöbet tipi (generalize tonik, atonik, atipik absans, miyoklonik ve tonik klonik nöbetler), psikomotor retardaysan, EEG’de hızlı aktivite paroksizmleri ve generalize yavaş diken dalga aktivitesiyle tanımlanan bir çocukluk çağı epileptik ensefalopatisi.
LEVETİRASETAM: Jeneralize olan veya olmayan parsiyel nöbetlerde etkili olan ilaç etken maddesi. Hemen hiçbir ilaçla etkileşim yapmadığından birçok konuda ek ilaç olarak kullanılır. Ticari olarak Keppra, Epixx, Anlev, Daylep, Epilem, Epileptal, Epital, Leptica, Lev-end, Levral, Netrolex gibi pek çok isimde bulunur.
LORAZEPAM: Status epileptikusta nöbetlerin durdurulması için kullanılan Ativan adlı ilacın etken maddesi.
MENTAL RETARDASYON: Bireyin günlük yaşam becerilerinin ve zihinsel yeteneklerinin yaşına göre beklenen seviyenin altında olması.
MILLER DIEKER SENDROMU: 17. kromozomun kaybı sonucu oluşan, mental retardasyon, karakteristik yüz hatları, ağır motor kayıp ve dirençli nöbetlerle seyreden bir lizensefali türü.
MİDAZOLAM: Anestezi ve yoğun bakımda sedasyon (sakinleştirme/uyutma), premedikasyon ve tanısal işlemlerde kullanılan, yeşil reçeteye tabi bir ilaç etken maddesi. Sürekli infüzyonla damar yolundan verilip dirençli status epileptikusun tedavisinde kullanılır. Midolam, Zolamid, Doren, Dalizom gibi adlarla bilinir.
MİYOKLONİK NÖBET: Değişik kaslarda veya kas kümelerinde, ani, kısa süreli, tek veya birkaç kasılma biçimindeki motor nöbet. Miyoklonik atımlar yaygın olabileceği gibi, yüze ve gövdeye, bir ya da her iki kol veya bacağa, tek bir kasa ya da kas kümesine sınırlı olabilir. Hızlı tekrarlayıcı ya da tek başına olabilir. Ağırlıklı olarak uykuya yatma veya uykudan uyanma saatlerinde ortaya çıkabilir. Miyoklonus, klonusa göre daha az düzenli tekrarlayan ve daha az süreklidir.
MİYOKLONİK; ATONİK NÖBET: Miyoklonik sıçrama ile başlayan ve atonik motor bileşene yol açan genelleşmiş bir nöbet türü. Bu tür daha önce miyoklonik-astatik olarak adlandırılıyordu.
MİYOKLONİK; TONİK-KLONİK: İki taraflı uzuvlarda bir veya birkaç ani kasılma, ardından tonik-klonik nöbet. İlk kasılmalar kısa süreli klonus veya miyoklonus olarak değerlendirilebilir. Bu özelliğe sahip nöbetler juvenil miyoklonik epilepside yaygındır.
MOTOR NÖBET: Herhangi bir biçimde kasları tutan, kas kasılmasında bir harekete yol açacak artış veya azalma biçimindeki epileptik nöbet.
NEGATİF MİYOKLONİK NÖBET: Tonik kas aktivitesinin öncesinde miyoklonik bir atım olmadan kısa bir süre (500 milisaniye) için kesildiği nöbet.
NEGATİF NÖBET: Epileptik nöbetler sırasında beyin fonksiyonlarında anormal bir artış (kasılma, çırpınma gibi) yerine, fonksiyonel bir azalma veya kayıp ile seyreden durumlara verilen isim.
NEOKORTİKAL EPİLEPSİLER: Beynin dış yüzeyindeki gri madde olan kortekste başlayan, fokal ya da yaygın nöbetlerle seyreden epilepsi. Rasmussen Sendromu buna örnektir.
NİTRAZEPAM: Beyindeki sinirleri yavaşlatarak uykusuzluğa karşı kullanılan bir etken madde. Genellikle şiddetli, kısa süreli uyku sorunlarında ve bazı durumlarda nöbet tedavisinde tercih edilir. Ticari olarak Mogadon adıyla bilinir.
NOKTURNAL FRONTAL LOB EPİLEPSİLERİ: Beynin frontal lobundan (alın bölgesi) başlayan, uykudan uyandıran, kısa süreli, hiperkinetik veya tonik gösterili motor nöbet kümeleriyle ayırt edilen bir bozukluklar.
NÖBET: Beyindeki anormal aşırı veya senkronize nöronal aktiviteye bağlı olarak ortaya çıkan geçici belirti ve/veya semptom durumu.
OHTAHARA SENDROMU (ERKEN İNFANTİL EPİLEPTİK ENSEFALOPATİ): Yaşamın ilk günlerinde veya aylarında ortaya çıkan, sık ve inatçı tonik spazmlar, uyku ve uyanıklık EEG’sinde supresyon-börst örüntüsüyle tanımlanan ensefalopati türü. Ciddi mental retardasyonla karakterizedir. Genellikle yapısal beyin anomalileri veya genetik kusurlardan kaynaklanır.
OKSİPİTAL LOB EPİLEPSİLERİ: Beynin oksipital lobundan (beynin arka kısmı) başlayan, genellikle basit parsiyel ve sekonder jeneralize nöbetlerle ayırt edilen bozukluklar. Oksipital lobun dışına yayılınca kompleks parsiyel nöbetler de çıkabilir. Nöbetler çoğunlukla skotom (kör nokta), hemianopsi (bir ya da iki gözde görme alanının yarısının kaybolması), amoroz (görme yeteneğinin yok olması), kıvılcım çakmaları, fosfenler (göz kapalıyken ya da karanlık ortamdayken renkli ışıklar, parlamalar veya şekiller görme) gibi kısa görsel belirtilerdir.
OKSKARBAZEPİN: Piyasada Trileptal adı altında bulunan, parsiyel ya da generalize nöbetler için kullanılan tercihen 4 yaş üzerinde kullanılan antiepileptik etken maddesi.
ORBİTOFRONTAL KORTEKS NÖBETLERİ: Başlangıçta motor otomatizmalar ve el otomatizmaları, koku varsanıları ve yanılsamaları ve otonomik bulgularla ayırt edilen kompleks parsiyel nöbetler. Ağız otomatizmalarının eşlik ettiği yanıtsızlık veya şiddetli motor otomatizmaların eşlik ettiği hafifi bilinç bozulması veya işitsel ve görsel varsanılar da gözlenebilir.
OTOMATİZMA: Bilişsel işlevlerin bozulduğu durumlarda genellikle ortaya çıkan ve sonrasında genellikle hafıza kaybı yaşadığı, az çok koordineli motor aktivite. Bu durum genellikle istemli bir harekete benzer ve nöbet öncesi motor aktivitenin uygunsuz bir devamı şeklinde olabilir.
OTOMOTOR NÖBET: Başlıca gösterileri el ve ayakların distal (vücuttan uzaktaki) parçalarını veya ağız ve dili tutan otomatizmal olan motor nöbet. Bilinç genellikle bozulur fakat özellikle baskın olmayan hemisferden kaynaklanan nöbetlerde korunabilir.
OTONOMİK NÖBET: Otonom sinir sistemi fonksiyonlarında meydana gelen belirgin bir işlev bozulması şeklindeki nöbet. Kusma, solukluk, yüz kızarması, terleme, tüylerin dikleşmesi, göz bebeklerinin genişlemesi, bağırsak sesleri ve idrar kaçırma sayılabilir.
ÖZEL NÖBET: Belirli, tutarlı ve dışsal bir uyarıcı tarafından tetiklenen nöbetleri tanımlamak için kullanılan refleks epilepsi nöbetleri.
PAREMPERAL: Primer fokal veya sekonder generalize fokal epilepside ilave ilaç olarak kullanılan yeni kuşak antiepileptik etken maddesi. Patent ismi Fycompa’dır.
PAROKSİZM: Bir hastalık ya da bozukluk belirtilerinin en akut olduğu dönem; ani ve şiddetli nöbetler, ataklar.
PAROKSİSMAL OLAY: Gözlemcinin, epileptik olduğunu kabul etmek için yeterli kanıt bulunmadığına inandığı, nöbete benzer olay.
PARSİYEL NÖBET: Uluslararası Epilepsiyle Mücadele Birliği (ILAE) 2017 epileptik nöbet sınıflamasında, nöbet başlangıç odağını daha iyi tanımlayan fokal terimi kullanılmıştır.
PARYETAL LOB EPİLEPSİLERİ:Beynin duyusal bilgileri işleyen üst-arka bölgesinden kaynaklanan nadir bir fokal epilepsi türü. Temel belirtileri uyuşma, karıncalanma, ağrı veya sıcaklık gibi duyusal auralar, baş dönmesi, vertigo ve karmaşık görsel halüsinasyonlardır. Genellikle kısa süren bu nöbetler, nadiren bilinç kaybı veya diğer loblara yayılım gösterebilir.
PATERN: İngilizcede desen, kalıp, örüntü, tarz, model veya örnek anlamlarına gelen, düzenli bir şekilde tekrar eden yapıları ifade eden bir kelime.
PİRASETAM: Kortikal miyoklonusun tedavisinde etkili bir antiepileptik etken maddesi. Nootropil, Necetam, Opemin, Cerebrofil, Norodin ve Avixa adlı ilaçlarda bulunur.
PREGABALİN: Endikasyon alanı sekonder generalize olan veya olmayan parsiyel nöbetler olup analjezik, antianksiyetik etkileri de olan ilaç etken maddesi. Piyasada Lyrica adıyla yer alır.
PİRİDOKSİNE BAĞLI NÖBETLER: Sütçocuğunda, telkin edici özelliği olmayan nöbetlerle ortaya çıkan ve piridoksin tedavisine olumlu yanıt veren nöbetler. Erken başlangıçlı dirençli nöbetler ve status epileptikusta piridoksin tedavisi denenmektedir.
PSİKOMOTOR NÖBET: Bu terimin kullanımı artık önerilmemektedir. Uluslararası Epileptik Nöbet Sınıflamasının 1981 önerisinde bunun yerine kompleks parsiyel nöbet terimi tercih edilmiştir. Semiyolojik Nöbet Sınıflamasının 1998 önerisinde ise otomotor nöbet terimiyle değiştirilmiştir.
PRİMİDON: Endikasyon alanı fenobarbital ile aynı olup artık ön planda epilepsi için tercih edilmeyen, daha ziyade tremor tedavisi için kullanan ilaç etken maddesi. Mysolin, Liskantin, Mylepsinum gibi ilaçlarda yer alıp miyoklonik nöbetlerde ek ilaç olabilir.
PROVAKE/REAKTİF/AKUT SEMPTOMATİK NÖBET: Geçici bir faktöre bağlı olarak, beynin normal olduğu düşünülen bir kişide, nöbet eşiğinin düşmesi (kafa travması, ateş, ilaç entoksikasyonuna bağlı gelişen nöbetler, vb.) sonucu ortaya çıkan nöbetler.
RASSMUSSEN SENDROMU: Çocuklarda parsiyel motor nöbetler, ilerleyici tek taraflı felç ve zeka yıkımıyla ayırt edilen ve ilerleyici tek taraflı beyin atrofisinin (doku kaybı) eşlik ettiği bir sendrom. Nöbetler çoğunlukla ilk belirtidir ve 10 yaşından önce başlar. Genellikle jeneralize tonik-klonik, basit parsiyel motor veya kompleks parsiyel nöbetler biçimindedir.
REFLEKS EPİLEPSİ NÖBETLERİ: Genellikle kendiliğinden oluşan ancak bazı tip epilepsilerde dışarıdan verilen uyarıyla tetiklenen veya başlayan nöbetler. Işık çakmaları, tek düze bir ses, motor bir hareket, satranç oynamak, okumak, yemek gibi çeşitli uyaranlarla başlayabilir.
RETİGABİN: Tedaviye dirençli parsiyel nöbetlerin tedavisinde kullanılan ilaç etken maddesi. Ezogabin ve Potiga adlı ilaçlarda bulunur.
RUFİNAMİT: Özellikle Lennox-Gastaut Sendromu vb. tedaviye dirençli epilepsilerde kullanılan ilaç etken maddesi. Sodyum kanallarının aktivitesini azaltıp inaktif durumu uzatır. Piyasada İnovelon, Banzel adlarıyla bulunur.
SAĞLIK: Dünya Sağlık Örgütü Anayasası’na göre sağlık, sadece hasta veya sakat olmama hali değil, fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma halidir.
SEKONDER JENERALİZE NÖBET: Jeneralize tonik-klonik, tonik veya klonik konvülsiyonlara dönüşen parsiyel nöbet. Sekonder jeneralize nöbetlerde ya bir basit parsiyel nöbet jeneralize nöbete dönüşür ya da bir kompleks parsiyel nöbet jeneralize nöbete dönüşür veya bir basit parsiyel nöbet önce kompleks parsiyel nöbete dönüştükten sonra jeneralize nöbete dönüşür. Yeni terminolojide fokal başlangıçlı bilateral tonik-klonik nöbet olarak yer almıştır.
SELİM EPİLEPSİ SENDROMLARI: Kolaylıkla tedavi edilen veya tedavi gerektirmeyen ve sekelsiz iyileşen epileptik nöbetlerle ayırt edilen epilepsi sendromu. Yenidoğanın selim ailevi nöbetleri, sütçocuğunun selim ailevi nöbetleri, sütçocuğunun selim nöbetleri, çocukluğun erken başlangıçlı selim oksipital epilepsisi buna örnektir.
SEMİYOLOJİ: Semptomatoloji. Bir organın lezyonu ya da bir fonksiyonunun bozukluğunu gösteren belirtileri ve işaretleri inceleyen tıp kolu.
SEMPTOM: Hastanın kendi fark edip deneyimlediği ve dışarıdan ölçülemeyen durumlar. Baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik gibi.
SEMPTOMATİK JENERALİZE EPİLEPSİ: Artık önerilmeyen bir tanımlamadır. Semptomatik yerine metabolik/yapısal epilepsi terimi kullanılmaktadır.
SENDROM: Belirli sayıda hastalıkta aynı zamanda oluşan semptomların (belirtilerin) bir grubunun ortaya çıkması.
SINIFLANMAYAN NÖBET: Başlangıç aşaması bilinemeyen (jeneralize ya da fokal olmayan) nöbetler. Nöbetin başlangıç şekli bilinmediği için sınıflandırılmamışsa, gözlemlenen özelliklerden yine de sınırlı bir sınıflandırma elde edilebilir.
SINIRLI SÜRELİ NÖBET: Hastaların çoğunun geçirdiği nöbetlerin büyük çoğunluğunda olduğu gibi sınırlı bir süre geçtiğinde kendiliğinden duran nöbet.
SİNSİ NÖBET: Otomatizmalı veya otomatizmasız olabilen, kısa süreli bilinç bozulması biçimindeki nöbetler. Günlük yaşamda fark edilmeyebilir fakat video-EEG izleminde daha kolaylıkla saptanabilir.
SODYUM VALPROAT: Ana endikasyon alanı absans epilepsiler olan, kompleks parsiyel nöbetlerde de etkili bir ilaç etken maddesi. Ticari olarak Depakin, Convulex, Ergenil, Orfiril olarak bilinir.
STATUS EPİLEPTİKUS (SE): Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Epilepsiyle Mücadele Birliği (ILAE) status epileptikusu, konvülziyon nöbetlerinin aralıksız devamlı bilinç kaybı ve 30 dakikadan fazla sürmesi şeklinde tanımlamıştır. Çocuklarda nöbetlerin 5 dakikadan fazla aralıksız sürmesi, EEG’de elektrografik nöbet aktivitesinin devamlılığı, 5 dakikadan sonra bilinç açılmaması SE olarak tanımlanır. Klinik açıdan bakıldığında nöbetlerin aralıksız sürmesi ya da kısa aralıklarla dakikalarca sürmesi önemli bir fark yaratmaz.
STİRİPENTOL: Sodyum kanalı mutasyonlu epilepsilere endike olan etken madde. Dravet Sendromu, miyoklonik epilepsiler ve tonik-klonik nöbetlerde etkilidir. Ticari olarak Diacomit olarak bilinir.
STUTGE WEBER SENDROMU: Yüzde "porto şarabı" lekesi, gözde glokom ve beyinde vasküler malformasyonlar (anormal damar gelişimi) ile karakterize, nadir görülen doğumsal bir nörokutanöz hastalık. Basit parsiyel nöbetleri izleyen yarı felcin sık rastlanan bir sebebi.
SUBKLİNİK NÖBET: EEG’de nöbet örüntüsü bulunduğu halde klinik nöbet gösterisinin eşlik etmediği durum. Tanım gereği klinik gösterinin eşlik etmediği bir epileptiform EEG boşalımı, nöbet sayılmaz. Bununla birlikte subklinik nöbet aktivitesi, epilepsili kişilerdeki bellek kusurlarının bir kısmından sorumlu olabilir.
SUPRESYON-BÖRST: Elektroensefalografide (EEG) görülen, yüksek voltajlı keskin dalga/aktivite patlamalarının (börst) ardından gelen, düşük voltajlı veya düz (supresyon/baskılanma) bir zemin ritmi ile karakterize anormal bir beyin aktivitesi paternidir. Bu durum, beynin elektriksel aktivitesinin ciddi şekilde baskılandığını gösterir.
SULTİAM: Selim fokal nöbetlerde ve ağır epilepsi türlerinde ek ilaç olarak kullanılan etken madde. Ticari olarak Ospolot adında bulunur.
TEMPORAL LOB EPİLEPSİLERİ: Beynin duygular, hafıza ve işitsel bilgileri işleyen temporal lob (kulakların arkasında kalan bölüm) bölgesindeki anormal elektriksel aktiviteler sonucu oluşan, yetişkinlerde en yaygın görülen fokal (bölgesel) epilepsi türü. Genellikle bilinç bulanıklığı, ani duygu değişimleri, koku/görsel halüsinasyonlar veya dudak şapırdatma gibi istemsiz hareketlerle (otomatizmalar) kendini gösterir.
TEPKİSEL NÖBET: Araya giren hastalık, uykusuz kalma veya duygusal zorlanma gibi geçici sistemik düzensizliklerle ilişkili olarak geçirilen nöbet.
TETRAPLEJİ: İki kol ve iki bacakta görülen felç.
TETİKLENMİŞ NÖBET: Nöbetlerden önce her zaman çevresel veya içsel etmenlerin geldiği nöbet. Tetikleyici uyaranlar kronik epilepsili hastalarda nöbet geçirme sıklığını artırabilen ve epileptik olmayan yatkın kişilere nöbet geçirtebilen, geçici, içsel veya dışsal öğeler.
TİYAGABİN: Ana endikasyon alanı jeneralize parsiyel nöbetler ve panik atak olan, fokal başlangıçlı jeneralize nöbetlerde tek ilaç ya da ek ilaç olarak kullanılan etken madde. Ticari olarak Gabitril adıyla bilinir.
TİYOPENTAL: Dirençli status epileptikusu durdurmada etkili olan anestezik madde. Hastanede ve hatta bazen yoğun bakım koşullarında sadece damar yoluyla uygulanır.
TONİK-KLONİK NÖBET: Tonik evreyi izleyen bir klonik evreden oluşan motor nöbet. Jeneralize nöbetlerin en sık rastlanan tipi grand mal olarak da bilinir.
TONİK NÖBET: Kas kasılmasında birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar süren sürekli bir artış.
TOPİRAMAT: Endikasyon alanı parsiyel konvülziyonlar, ağır tonik-klonik nöbetler, LGS ve migren tedavi olan etken madde. Ticari olarak Topamax, Topimol ve Xamate adı altında bulunur.
UYKU-UYANIKLIK DURUMUNA BAĞLI NÖBET: Yalnız ve ağırlıklı olarak değişik uyuklama, uyku veya uyanma evrelerinden birinde ortaya çıkan epileptik nöbet. Bunlar bazı sendromlarda yalnız uykuda gözlenirken bazılarında uyanınca gözlenir. Öte yandan uykuda geçirilen epileptik nöbetlerle uykuyla ilişkili epileptik olmayan paroksizmal olaylar doğru ayırt edilmelidir.
UZAK SEMPTOMATİK NÖBET: Statik ensefalopatiye (genellikle anne karnında, doğum sırasında veya erken çocukluk döneminde beyinde meydana gelen hasar sonucu oluşan, ilerleyici olmayan kalıcı beyin işlev bozukluğu; serebral palsi en yaygın örneğidir) yol açan durumlara bağlı uyarılmamış nöbet. Uzak semptomatik nöbetler geçiren kişiler, genellikle statik (ilerleyici olmayan) bir lezyona yol açtığı öngörülen, enfeksiyon, kafa travması veya beyin damar hastalığı gibi merkezi sinir sistemi hasarlarının sonucunda epilepsili olan olgulardır.
VERSİF NÖBET: Gözün, başın ve/veya gövdenin sürekli, zorlayıcı eş zamanlı rotasyonu veya orta çizgiden yana doğru sapması.
VİGABATRİN: West sendromu ve sıra parsiyel başlangıçlı sekonder yayılım gösteren nöbetler ve tedaviye dirençli epilepsilerde entike bir etken madde. Ticari olarak Sabril adı altında bulunur.
WADA TESTİ: Epilepsi veya beyin tümörü ameliyatları öncesinde yapılan bir tanısal yöntemdir. Beynin hangi yarım küresinin dil ve hafıza fonksiyonları için baskın olduğunu belirlemektir.
WEST SENDROMU: Sıklıkla bebekliğin ilk iki yılında ortaya çıkan (4-6 ayda sıktır), infantil spazm üçlüsü, hipsaritmi adı verilen interiktal elektroensefalogram (EEG) paterni ve zihinsel geriliği olan ciddi bir epilepsi sendromu. Genellikle bebeklerde sık sıçramalar şeklinde ortaya çıkar ve infantil kolik, gaz sancısı, irkilme ve benign uyku myoklonisi ile karışabilir. Yeni terminolojide nöbet tipini ifade etmek için kullanılan infantil spazm yerine de kullanılırdı.
WİLSON HASTALIĞI: Vücudun fazla bakırı atamaması sonucu karaciğer, beyin ve göz gibi organlarda bakır birikimine yol açan, genetik bir metabolizma bozukluğu. Wilson hastalığında epilepsi sıklığı, genel nüfusun on katıdır.
WOLF-HIRSCHHORN SENDROMU: 4. kromozomdaki bir delesyonla (eksilme) ilişkili olan, dismorfik (şekil bozukluğu) kusurlar, mental retardasyon ve epilepsiyle ayırt edilen bir kromozom anormalliği.
YALANCI NÖBETLER: Çoğunlukla psikolojik sebeplerden kaynaklanan ve merkezi sinir sistemindeki elektriksel iletişim ile ilişkileri olmayan ataklar.
YALIN DUYUSAL NÖBET: Somatik duyu, görme, işitme, koku, tat, karın veya baş duyuları gibi tek bir birincil duyu türünü tutan, biçimlenmemiş tek bir duyumla ayırt edilen aura ile gözlenen nöbet. Oksipital ve pariyetal lob nöbetleri bunun örnekleridir.
YENİDOĞAN NÖBETLERİ: Yaşamın ilk dört haftasında gözlenen nöbetlerdir. Büyük çocukların ve yetişkinlerin nöbetlerinden farklıdır.
ZONİSAMİD: Parsiyel başlangıçlı sekonder yayılan konvülziyonlarda tercih edilen etken madde. Ticari olarak Excegran adıyla bilinir.
KAYNAKLAR:
Apak, S., Tatlı, B., Pediatrik Epileptoloji, Nobel Tıp Kitabevleri, 2019.
Yiğit, A., Epilepsi Sözlüğü, Nobel Tıp Kitabevleri , 2008.
Dökmeci, İ., Tıp Dilinde Yeni Cep Sözlüğü, Nobel Tıp Kitabevleri, 2002.
Apak, S., Tatlı, B., Pediatrik Epileptoloji, Nobel Tıp Kitabevleri, 2019.
Yiğit, A., Epilepsi Sözlüğü, Nobel Tıp Kitabevleri , 2008.
tr.wikipedia.org
epilepsy.com
dradnanayvaz.com
ilacabak.com
doi.org/10.1111/epi.13671
rarediseases.org